
Dolgu nedir ?
Dolgular (filler), yaş, yerçekimi, genetik, güneş ışını, travma gibi çeşitli faktörlere bağlı ciltte oluşan hacim ve elastikiyet kayıpları, sarkma, kırışıklık, asimetri ve kontür bozukluklarını düzeltmek için kullanılan vücutla uyumlu kalıcı olmayan (emilir), yarı kalıcı yada kalıcı maddelerdir.
Kaç Tip Dolgu Vardır ? Kalıcılığı Ne Kadardır ?
Günümüzde dolgular, etki sürelerine göre 3 kategoride sınıflandırılmaktadırlar: Kalıcı olmayan dolgular (2 yıla kadar), yarı kalıcı dolgular (2-5 yıl arasında), kalıcı dolgular (5 yıldan fazla). Dolgu maddelerinden en çok kullanılanı hyalüronik asit içeren yani kalıcı olmayan dolgulardır. Bu dolgular, uygulandıktan sonra vücut tarafından yavaş yavaş emilmektedirler, yoğunluk ve çapraz bağ içeriklerine göre 6-24 ay kalıcılığa sahiptir. Uygulanacak bölgeye ve elde edilmek istenen etkiye göre kullanılacak hyalüronik asit dolguları farklılık gösterir. Göz altı çukuru ve yüzün ince çizgilerinde akışkanlığı fazla, yoğunluğu az olan dolgular; yanak, dudak ve nasolabial oluklarda akışkanlığı daha az biraz daha yoğun dolgular; elmacık, burun, çene gibi derin plan uygulamalarda ve yüz şekillendirmesinde ise akışkanlığı en az, yoğun dolgular kullanılmaktadır. Hyalüronik asit içeren dolgular ciltte hacimlenme, kaldırma (lifting) ve sıkılaşma gibi direk etkilerinin yanında, kollajen üretimini ve doku yenilenmesini (rejenerasyon) uyardığı için eridikten sonra bile uygulanan bölgede ilk haline göre çok daha iyi bir görünüm sağlamaktadırlar, yani bir miktar kalıcı etkiye de sahiptirler.
Dolgu Neden Tercih Edilir ? Avantajları Nelerdir ?
Dolgu uygulamaları anında ve etkili sonuç verdikleri, ofis şartlarında hızlı ve kolay uygulanabildikleri, iyileşme süreci gerekmediği, ameliyatlara göre maliyet, risk ve komplikasyonları az olduğu için günümüzde yaygın olarak kullanılmakta ve giderek daha fazla tercih edilmektedir.
Dolgu Uygulamasına Kimler Adaydır? Nerede, Hangi Amaçla Kullanılırlar?
Genetik, yaş alma, yerçekimi, güneş ışınları, stres, sigara ve alkol gibi etkenler cildimizde bulunan kollajen, elastin ve hyalüronik asit miktarlarının azalmasına, ciltaltı yağ tabakasının incelmesine neden olur. Cildimize canlılık, genç ve sağlıklı görünümü veren bu maddelerin ilerleyen yaş ile birlikte azalması sonucunda hacim kaybı, sarkma, elastikiyet kaybı ve kırışıklıklar görülür. Dolgular bu sorunları ortadan kaldırarak kaybetmiş olduğumuz güzelliği geri verir.
Bu değişiklikler en çok yüz ve boyun bölgesinde meydana geldiği için dolgular da en sık bu bölgelerde kullanılmaktadır. Ancak aynı amaçlarla el, dekolte, göğüs, karın, bacak gibi vücudun hemen her bölgesinde de uygulanabilir.
Dolgu maddeleri 3 temel amaçla kullanılmaktadır: 1. Yapısal olarak yada sonradan hacmi azalmış dokuların (yüz, el sırtı, burun vb.) hacmini arttırmak (volume), 2. Sarkan dokuları kaldırmak (lifting), 3. Ciltin elastikiyetini artırarak yüzeyel yada derin kırışıklıkları açmak, deriyi sıkılaştırmak (tightening). Bu üç farklı amaç için yoğunluğu, akışkanlığı ve etki süresi farklı dolgu maddeleri kullanılmakta ve en ideal sonuç alınmaktadır. Özellikle yüz bölgesinde oluşan sarkma, hacim kaybı ve kırışıklıklarda dolgu enjeksiyonları oldukça başarılıdır. Yüzde hyalüronik asit içerikli dolguların kullanımı ayrıca ciltte su tutmakta ve cildi yoğun olarak nemlendirmektedir. Dolgular akne ve çeşitli nedenlerle oluşmuş çökük yara izlerinin doldurularak azaltılmasında da bir tedavi seçeneğidir.
Dolgu Yüzün Hangi Bölgelerine Uygulanır ?
- Alındaki çukurlar, kontür kayıpları, şekil bozuklukları
- Şakak (temporal) çukurları
- Kaldırmak veya asimetriyi düzeltmek için kaşlar,
- Göz altı çukurları (ışık dolgusu), göz üstü çukurları
- Elmacık kemikleri
- Yanaklar
- Ucunu kaldırmak, kemeri gizlemek ve deformiteleri düzeltmek için burun
- Burun kenarlarından aşağı doğru inen oluklar (Nasolabial çizgiler)
- Dudaklar (hacim ve/veya kontür)
- Dudak üzerindeki ve etrafındaki kırışıklar (Barcod, Smoker çizgileri)
- Ağız köşesinden çeneye inen çukurlar (Marionette çizgileri)
- Alın, kaş arası, kaz ayakları, yanaklardaki yüzeyel yada derin kırışıklıklar
- Çeneyi uzatma, şekil vermek ve keskinleştirmek için çene hattı (Jawline)
Dolgu Uygulamasından Sonra Yüzde Nasıl Bir Değişim Beklenir?
Dolgu uygulamasındaki amaç yüzü bambaşka bir şekle sokmak, ifadeyi değiştirmek değildir. Tam tersine zamanla yüzde meydana gelen deformiteleri düzelterek, eksik noktalara dokunarak yüzü önceki genç, orijinal haline çevirmeye çalışmaktır (gençleştirme, rejuvenation). Yani hastalar uygulamadan sonra aynaya baktıklarında yine kendilerini ama daha genç hallerine görürler. Sanıldığının aksine yüzünde biryerleri şişmez, tuhaf kötü bir görüntü oluşmaz, ifadeleri değişmez, başka bir insan yüzü gelmez.
Yüzde dolgu uygulamasının bir diğer amacı da yüzdeki oranları yeniden kurmak, harmoniyi sağlamak, gençlik üçgeni ve yüz ovali gibi yapıları yeniden oluşturmaktır. Böylece güzellik algısı yeniden sağlanır.
Dolgu uygulamasının ardından, genellikle çevredekiler yüzde olumlu ve güzel bir değişim fark ederler, yüzün gençleştiğini, bakışların canlandığını ifade ederler, ancak ne yapıldığını anlayamazlar. Dolgu uygulamasıyla tam da hedeflenen, küçük dokunuşlarla bu değişimi yakalamaktır.
Tabiki tüm bu hedeflere uygun sağlık ve hijyen koşullarına sahip muayenehane yada klinik ortamında, sadece bu konuda eğitimli ve yeterli tecrübesi olan hekimler tarafından doğru tekniklerle yapılan, doğru noktalara, doğru plana, doğru miktarda, uygun dolgu tipinin kullanıldığı güvenli dolgu uygulamalarıyla ulaşılır.
Dolgu Nasıl Uygulanır ?
İşlem acılı ve ağrılı değildir, ancak konforu artırmak için işlem öncesi anestetik kremler sürülebilir. Dolgu, antiseptik maddeyle cilt temizliğinin ardından, uygulama yapılacak noktalara kendi özel enjektörü yardımıyla, iğne yada kanül (ucu sivri yada keskin olmayan çok ince metal bir boru) kullanılarak cilt altında uygun plana enjekte edilerek yerleştirilir. Aynı anda ihtiyaca göre aynı yada farklı bölgelere birden fazla dolgu maddesi kullanılabilir. Uygulama sırasında genellikle dolgunun tamamı tüketilmez, bir miktarı artırılır ve 2-3 hafta sonra yapılacak kontrol sırasında ihtiyaç olan bölgelere kullanılır. Bu süreçte uygulamaya bağlı oluşabilecek ödem ve ekimoz geriler, dolgu su tutar ve etraf dokuyla bütünleşir, ayrıca kişi de elde edilen değişime uyum sağlamış olur. İşlem hızlıdır, dakikalar içinde tamamlanır.
Hyalüronik asit içerikli dolgular, olası bir komplikasyon gelişmesi, fazla miktarda uygulanması yada görünümden rahatsız olunması durumunda Hyalüronidaz adlı enzim uygulanarak anında, derhal eritilebilmektedir. Bu nedenle diğer dolgulardan çok daha güvenli ve yaygın olarak kullanılmaktadır.
Dolgu Yaptırdıktan Sonra Nelere Dikkat Edilmesi Gerekir ?
- Uygulama yapılan bölgede hafif bir kızarıklık, hatta bazen morluk ve şişlik (ödem) görülebilir, fakat birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur. İşlem sonrası buz uygulaması bu yakınmaları önler yada azaltır.
- Uygulama sonrasında kızarıklık ve şişlik kaybolana kadar, genellikle üç gün boyunca yoğun fiziksel aktiviteden ve aşırı sıcak/soğuk ortamlardan kaçınılmalıdır.
- Dolgu etraf dokuyla entegre oluncaya kadar, şeklinin bozulmaması ve yer değiştirmemesi için, uygulama yapılan bölgeye en az 3 hafta masaj yada baskı yapılmamalı, hidrafacial, vb. baskılı cilt bakım uygulamalarından kaçınılmalıdır. Hafif cilt bakım ürünleri ve makyaja ertesi gün başlanabilir.
- İşlem yapılan bölgede giderek artan morluk ve şişlik, ciltte siyahlaşma yada soluklaşma tarzında renk değişiklikleri görülmesi durumunda derhal işlemin yapıldığı kliniğe başvurulması gerekir.
- İşlem tamamlandıktan sonra, aynı gün işe ve günlük yaşantıya dönülebilir.
